bilet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2016 Cumartesi

OHRİ, DÜNYADA BİR CENNET

MAKEDONYA - OHRİD (Macedonia-Ohrid)

Yazın çıkmış olduğum Balkanlar seyahatim de yeni durağımız Ohri ! Tirandan 10 euro karşılığında ve yaklaşık 2.5 saat süren tıngır tıngır bir yolculuk sonrası struga'ya varıyorum. Şöyle birşey ilave edeyim pasaportuma makedon damgası basılmadı hatta kontrol bile olmadı(yunanistan da sıkıntı çıkmasın diye) makedonya ya otobüsle girişim çok rahattı.B
enim otobüs Ohrinin içine girmedi Struga ya kadar geldi oradan üskübe doğru devam etti bu yüzden size de böyle bir şey denk gelirse Strugada indiğiniz yerde taksi çağırın yaklaşık 4 euroya ohri merkeze kadar götürüyor. Fiyatı yüksekten açabilirler fakat benim genç, yalnız ve türk olduğumu duyunca 10 eurodan 4 euro kadar indi :) Bu arada balkanlarda benim izlenimim bizi gerçekten çok seviyorlar konuştuğum bir çok insan hemen bildiği türkçe kelimeleri söylemeye çalışıyor falan gerçekten çok tatlılardı. Ohriye geldikten sonra internetten tanıştığım Ömer hocam ile buluştum hoca diyorum çünkü gerçekten kendisi Hacı Durgut camii imamı :) Onunla buluştuktan sonra beni kalacağım hostele götürdü. Bu arada bookingden ayarladığım Agartha hostel'de kaldım günlüğü 8 euro idi. ve çok tatlı bir anne-oğul işletiyor, sabah kahvaltıları hosteldendi ve hostelde her şey vardı fakat en alt katta kalanlar için kilitli dolap bulamadık bu belki sıkıntı olabilir ama gelen herkes gezgin olduğu için hiç bir sıkıntı çıkmadı. 
  Ohri için pek bilgim olmasa da bana orada couchluk yapan abim Ömer, beni tüm gezilebilcek yerleri gezdirdi. Bunlar hakkında kısa bilgi vermeye çalışacağım.
Öncelikle göle girmeyi düşünmüyordum fakat gölün temizliğini görünce dayanamayacağımı anlayarak oradaki waikikiden bir şapka aldım (150 denar) bu arada makedonya para birimi 1 TL = 15 Makedon dinarı olarak hesaplayabilirsiniz. 
Ohrid'de şöyle bir rivayet dolaşır, tüm yıl orada geçirseniz ve her gün 1 kilise gezseniz tüm kiliseleri bitirmeniz tam 1 yılınızı alır yani bu da Ohri'de yaklaşık 365 kilise olduğuna işarettir. Bir diğer Rivayet ise Cennetten yeryüzüne düşen bi damlanın ohriye düştüğü ve bu damlanın zamanla göle dönüştüğü söylenir. Bunlara inanır mısınız bilmem ama o gölü gördükten sonra insanın inanası geliyor. şehirde bisiklet kiralayarak gölün çevresini dolaşmanızı tavsiye ederim göl gerçekten insanı kendine çekiyor. 
Gezilebilcek birçok kilise var yol üzerinde gittiğiniz gördüğünüz hepsine uğrayabilirsiniz fakat ben bundan ziyade sadece kesinlikle gitmeniz gereken yerleri yazacağım, diğer yerleri kendiniz keşfetmeniz daha zevkli olacaktır. 
SAMOİL KALESİ : high castle, büyük kale, ohri kalesi gibi birçok ismi var kale deyince herkes gösterir, şehri ve gölü harika bir manzara ile seyretme imkanı bulabileceğiniz nadir bir kale çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Girişte turistlerden 50 dinar gibi bir para alıyorlar. Benim gibi yanınızda Makedon biri ile girerseniz 20 dinara girebilirsiniz.



Kaleye çıkarsanız sizi böyle bir manzara karşılıyor :) 
MERYEM ANA KİLİSESİ: Meryem Ana'ya itafen yapılan ve kadınlığı simgeleyici olarak yapılan kilise gerçekten harika bir mimarisi var gittiğimizde ziyarete kapalıydı fakat dışarısı kadar içerisinin de büyüleyici olacağını tahmin ediyorum. Ayrıca hemen yanında Elvada Rumeli dizizinde belediye olarak kullanılan binayıda görme imkanına sahip oluyorsunuz :) 









Buradan çıktıktan sonra sola doğru devam ederseniz Ohrinin Amfi Tiyatrosunu göreceksiniz amfi tiyatrodan sonra sağa doğru ilerlerseniz kaleye çıkabilirsiniz. Kaledeki geziniz bittikten sonra aşağı sahile doğru inerken sırası ile Crishtian Bazilikası, Sinan çelebi Türbesi, Plaosnik ve Saint Pantelejnon'u  göreceksiniz. Ben gittiğimde plaosnik'de tadilat vardı ve baya toz yutmuştum. Şehir merkezi için bir çok gezilecek yer bulabilirsiniz.Ohrinin çok şirin ve tatlı bir tatil köyü havası var, kokusunu içinize çeke çeke sahil kenarında yürüyebilirsiniz.
Ekstra olarak ben gidemedim fakat eğer vaktiniz bolsa Gölün, Arnavutluk sınırına yakın yerinde Sveti Naum var orayıda gezmenizi öneririm ayrıca gölün beslendiği ve suyun çıktığı yeri de orada gözlemleme imkanı bulabilirsiniz.
Son olarak da Ohri'ye gelmişken yapmadan dönme diyeceğim şeyler var...
-Kaleye çıkmadan,
-O güzelim gölde yüzmeden,
-Bisiklet kiralayıp göl kenarında gezmeden(bisiklet yolu yapmışlar yaklaşık lagadine kadar sürebilirsiniz),
-Trileçe yemeden,
-Dondurmalı Bozasını yemeden,
-Eğer vaktiniz varsa Hacı Durgut camii'ne uğramadan,
-Bir İnegöllü olarak Oranın İnegöl köftesine benzer yerel köftelerinden yemeden,
-Vaktiniz hala çoksa Halveti Hayati Tekkesine uğramadan asla ama asla Ohri'den dönmeyin !!!









Tek başıma çıkmış olduğum bu gezi de, bir sonraki rotam Makedonya - Tetova'da görüşmek üzere... Tetova seyahatime buradan ulaşabilirsiniz. 


2 Eylül 2016 Cuma

TİRAN'DA NE YAPILIR?

      ARNAVUTLUK - TİRAN (Albania-Tirana)

İlk yurt dışı deneyimim olan Balkanlar seyahatimin ilk durağı Arnavutluğun başkenti Tiran'dı. Niye buraya seçtin diye sorarsanız tek bir açıklaması var o da; en uygun biletin buraya olması :) Balkanlara çıkacak arkadaşlar için gerçekten çok güzel bir başlangıç olabilir Tiran. Çünkü Burası Dünya'da ki ilk Ateizm ile yönetilen ülkenin başkenti ve bu  yüzden kominizmin etkilerini çok rahatlıkla görebilirsiniz. Para birimi Leki olan Arnavutluk'da, 1 tl yaklaşık 35 leke denk geliyor ve lüks bir cafede bir tost fiyatı 36 lek düşünün ülkenin durumunu. Balkanların genelinde (Karadağ Hariç) bizim paramız değerli ve bu yüzden gerçekten oraya gittiğinizde kendinizi zengin gibi hisssediyorsunuz.
  Güzel bir uçuşun ardından Arnavutluğa giriş yapmak için pasaport kontrolüne girdik. Görevliye pasaportu uzatıp ne kadar kalacaksın sorusuna cevap verince ülkeye giriş damgam basıldı yaklaşık 2 dk. sürdü ki bu benim ilk damgam olacaktı. (bazı arkadaşlara görevliler sıkıntı çıkartmışlar o yüzden söylüyorum). Havalimanından çıkınca hemen sol tarafınızda Rinas Bus'ın otobüsleri var 1 saatte bir otobüsleri kalkıyor ve 250 Leke sizi meşhur İskender Bey meydanına kadar bırakıyor. Yol boyunca fakir bir ülkeyi gözlemliyorsunuz küçük evler ve harabe dükkanları olan... Şehir merkezine geldiğinizde o fotoğraflara baktığınız yapıları, binaları, heykelleri görünce istemsiz bir gülümseme oluyor başardım diyordunuz yaptım, tek başına yurtdışına çıktım hemde 19 yaşında :)  İskender bey meydanını biraz gezdikten sonra, evinde konaklayacağım ve Couchsurfing aracılığı ile bulduğum abiyi arıyorum. İşten çıkıp yanıma geleceğimi söylüyor onu beklemek için iskender bey meydanındaki, atın kuyruk tarafında ki caddeden ilerleyerek Rinia Parkın oraya varıyorum hemen parkın içinde Taiwan kompleksi var oraya gidip bir birşeyler içebilirsiniz fakat ben hemen arkasında ki La Voglia Bar&Restouranta girdim 1 tost ve 1 limonata için verdiğim para 450 Lek'ti. Tostumu bitirdikten sonra Konaklayacağım abi arabasıyla gelip beni aldı ve kalacağım eve geçtik. 
Taiwan komplex 
Sabah erkenden kalkıp abi işe giderken beni de merkeze bıraktı ve gün içersinde yaklaşık 9-10 saat gezdikten sonra Ohriye doğru yola çıktım. Meydanda ki at heykelinin baktığı yöne doğru giderseniz orası tren istasyonu denen bir caddeye çıkıyor o caddeye doğru giderken sol tarafınızda ki bir çok acentadan ohriye gidiş bileti alabilirsiniz benim otobüsüm 18.00 da acentanın önünden kalktı ve 10 euro para verdim. Mekedonya yazılarına geçmeden şöyle şuraya Tiranda gezip gördüğüm yerleri koyuveriyorum :) 

İSKENDERBEY MEYDANI : Evet Tiran küçük bir başkent ve bu meydanda opera binası, müze, Ethem Bey Cami, Saat kulesi, Kaplan paşa türbesi gibi yapıların hepsini ziyaret edebilirsiniz. Mutlaka saat kulesine çıkıp şehri yukarıdan görmenizi tavsiye ederim.
RINIA PARKI : Şehrin tam ortasında ağaçların gölgesi eşliğinde insanları izleyebileceğiniz güzel bir park.  Arnavutluk da bir çok yeşillik bulunuyor Bursalı biri olarak bu benim gerçekten hoşuma gitti. 
BLOK BÖLGESİ: Komunist dönemde 1911'e kadar halka kapalı şekilde,  şehirdeki zenginlerin yaşadığı bölge olarak geçiyormuş. Şimdilerde ise en lüks restorantların gece hayatının aktığı yer bu bölge de gerçekleşiyor. Her kafeyi öneremem fakat bir italyan restoranı olan Pagus Steakhouse da Ribeye yemenizi şiddetle tavsiye ederim. 

Rib eye + kola 650 lek (20 TL şaka gibi)

TİRAN PİRAMİTİ : Enver hocanın kızı ve damadı tarafından tasarlanan ve Enver hoca anıtına yapıldığı söylenen yapı fakat sadece söylentiden ibaret olduğunu düşündüm çünkü duvar yığını olarak kalmış, duvarlarda gençlerin grafitilerini, duvara çıkan çocukları görünce anıta benzer bi hali pek kalmadığını düşünüyorsunuz. 
BARIŞ ÇANI: 1990 yılında ki çatışmalardan sonra kalan mermi kovanlarının artıkları ile yapılmış olan çan, gençler tarafından piramitin hemen yanına koyulmuş. Hikayesini okurken ilginç duygu triplerine girebilirsiniz. 
SKYTOWER:  Dikkatinizi ilk çekecek, Blok bölgesindeki uzun bina üzerinde 360 derece dönen bir restorant var şehri yukarıdan izlemek isteyenlere süper fırsat :) 
DAJTİ DAĞI: Ben vakit yokluğundan gidemedim fakat yine şehri yukarıdan izlemek isteyenler için teleferik yardımı ile yukarı çıkıp şehrin manzarasını izlemek isterseniz size bulunmaz bir fırsat sunabilir. 
BÜYÜK TİRAN PARKI: 1 gece 2 gün kaldığım Tiranda beni en çok etkileyen yerlerden biri oldu, çünkü burayı daha önce araştırıp görmemiştim, konakladığım abinin vaktin varsa bi uğra dediği fakat benim favori parkım olduğunu söylemek isterim. Nene Teresa Bölgesinin hemen arkasında yer alan,  büyük park içersinde büyük de bir göl bulunduruyor. yorgun günün sonunu burada geçirebilirsiniz. İçinde cafe ve restorantlarda var karnınız açıkırsa diye söylüyorum :) Fakat ben şöyle bir şey önereceğim. La Voglia Cafenin hemen arkasında bir market bulunuyor oradan yiyecek ve içeceklerinizi çoook ucuza alıp gidip parkta bir köşede oturup yiyebilirsiniz :) 


Türklüğümüzü hiçbir yerde kaybetmeyiz :) 














Sorunuz var ise cevaplamaktan memnuniyet duyarım.
Bir sonra ki durağım Makedonya - Ohri'yi okumak için şuraya tıklayabilirsiniz.